2008-01-31 - Universe at War: Earth Assault (PC) |
Kaynak: www.merlininkazani.com
Türü:Strateji
Yapımcı: Petroglyph Games
Yayıncı: Sega
Çoklu oyuncu:Var
Minimum sistem: 2GHz işlemci, 512MB ram, 3GB boş HDD alanı, 128MB ekran kartı
Rahmetli Westwood’u iyi bilirdik. Kendileri bizlere çok güzel oyunlar sunabilmiş, strateji konusunda gerçekten usta bir firmaydı. Ama Westwood, EA saflarına katıldı ve çalışanların bazıları ayrıldı. İşte ayrılanların bir kısmı Petroglyph adında bir firma kurmuştu. Petroglyph’i daha önceden çıkardıkları Star Wars: Empire at War ile tanıyoruz. Star Wars’ı temel alan bir strateji oyunuydu. Gerçekten başarılı ve taktire şayandı. Zaten arayı çok soğutmadan Star Wars: Empire at War - Forces of Corruption isimli ek paketini de piyasaya çıkardılar. Firma bundan sonra Universe at War adında bir proje üstünde çalışmaya başladığını açıkladı. Yayınlanan görüntüler ve videolar derken demosu ve sonunda oyunun kendisi de gelebildi.
[b]Uzaylıların işgali[/b]
Son dönemlerde aslında aksiyon ve FPS oyunları resmen işgale giriştiler. Empire Earth 3 ve Universe at War dışında son zamanlarda çıkacak başka strateji oyunu da yoktu. Empire Earth 3 bir hayal kırıklığı olarak yerini alırken, Universe at War bu senenin son zamanında strateji türünde iyi bir umut olarak duruyordu. Petroglyph bunu bir şekilde başarmış diyebilirim.
Dünyalılar Savaşı filmini bilirsiniz. Hatta Steven Spielberg yeniden çekip vizyona sokmuştu. İşte bu filmin konusunu, biraz Robotech, biraz Rise of Nations, biraz Warhammer 40K: Dawn of War’ın oynayışıyla birleştirirseniz; elimize “Universe at War” geçecektir. Oyun gerçekten birkaç farklı parçanın ilginç bir karışımı olmuş. Ortada Dünya’yı işgal eden uzaylı istilacılar var. Bunlara karşı savaşmakta olan insanlar var. Aslında öyle detaylı ve ilgi çekici bir olay yok. Ancak yapımcı eski Westwood takımı olduğundan, asıl her şeyin oynanışa gömülü olduğunu da belirteyim. Senaryoda iki tarafla da oynayıp, asıl hikayeyi görebilirsiniz.
Oyuna ilk girdiğiniz andan itibaren kendinizi sanki Warhammer 40K: Dawn of War’ın farklı bir modundaymış hissi kaplayabilir. Bana ilk zamanlar ciddi olarak bu oldu. Ama ilerledikçe oyun bu durumdan biraz daha ayrıldı. Genel olarak oyunda yapılanlar belli amaçlar. Bunlar bir noktadan diğer bir noktaya ilerlemek. Zaten menüdeki haritada belli olan noktaları göreceksiniz. Görevler bilindik tarzdan oluşuyor. Bir yeri ele geçirmek, bir Hero’yu alıp diğer bir noktaya ulaştırmak, savunma yapmak vs… yer alıyor. Oyundaki üniteler arası denge oturtulmuş. Ancak arada aksaklıklar var. Uzaylıların sadece 2 normal askeri, insanların 5 normal askerini telef edebiliyor. Bazı zamanlar böylesi aksaklıklara denk geldim ki, bunlar kritik zamanlarda adama ihtiyaç olduğunda gerçekten can sıkıntısı olabiliyor. Bu hafiften de olsa oynanışı etkileyen faktörlerden biri. Ancak bu durum oyunun geneline yaygın değil. Sadece arada sırada ortaya çıkan ilginç bir aksaklık diyebilirim. Zaten Universe at War için bir tane de yama çıkmıştı. Hemen yamayı yüklemenizi öneririm.
Oyunda Hero’lar bulunuyor. Yine normal ünitelerden daha güçlüler ve kendilerine has özellikleri var. Mesela biri düşen sağlığını yeniden yükseltebilirken, öteki taraftan el bombası atarak ufak bir alanda gerçekten büyük ölçüde zarar verebiliyor. Zaten Hero’ların ölmemesi de gerek bu durumu belirteyim. Ölürse görevi kaybedebiliyorsunuz. Hatta bazı görevler direk olarak onların korunmasıyla ilgili.
Üniteler oldukça çeşitli diyebilirim. Üniteler aslında genel olarak ikiye ayrılmış durumda. Robot ve normal canlı birimler olarak bunları ayırt edebiliriz. Robotlar daha dayanıklı ve zarar verebiliyorlar. Normal olan birimlerse bildiğimiz normal askerler. Ancak daha ucuzlar ve daha çok sayıda çıkartılabiliyorlar. Birimler tek tek seçilemiyor. Bu yüzden mikro yapma imkanınız yok. Üniteler aynı Dawn of War’daki gibi beşerli gruplar halinde seçiliyor. Aslında bir bakıma iyi, ancak mikro yapmaya çalışan oyuncular açısından kötü denilebilir.
Görsel yönden yapılanlar
Oyunda kullanılan grafik motoru iyi iş çıkarmış. Şahsen görsel olarak Universe at War istenileni sunuyor. Özellikle baş karakterlerin yani Hero’ların üstünde çok durulmuş. Ama diğer üniteler de detay olarak iyi modellenmişler. Savaşlarda ortaya çıkan efektler iyi kotarılmış. Aynı şekilde işitsel olarak da Petroglyph gerçekten iyi bir iş ortaya koymuş. Seslendirmeler ve oyundaki ses efektleri genel olarak doyurucu. Ama anlamadığım bir şekilde belki bende de kaynaklı olarak, arada ufak bir cızırtı problemi yaşadım. Fakat nedenini bir türlü bulamadım.
"Oyunda Dünyalılar Savaşı filmini anımsatan bir atmosfer hakim
Singleplayer’dan sıkılanlar için Multiplayer var. Gears of War, Viva Pinata ve Kane&Lynch’ten sonra Live özelliği Universe at War’da da bulunuyor. Silver hesap açıp olarak oyuncu kartınıza “Achievement” olarak yazdırabilirsiniz. Silver olarak yine Multiplayer oyunlara girebilirsiniz, ancak Gold üyeliği olanlar daha farklı oyun modlarını da deneyebiliyor. Genel olarak oyunun Multiplayer bölümü gerçekten güzel yapılmış. Sayıca çok tutulmuş haritalar vs… yer alıyor. Singleplayer’dan sıkıldığınız anda Multiplayer büyük bir kurtarıcı olacaktır.
Universe at War genelinde bir klasik olmasa da, ortalamanın gerçekten üstünden bir oyun olmuş. İçerdiği mekanikleri ve farklı projelerin özelliklerini bir araya getirip içinde barındırması, ilgi çekiyor. Yapay zeka konusunda ve dengeleme açısından az da olsa problemi var. Ama bunlar Universe at War’ı kötü yapmıyor. Sonuç olarak 2007’de çıkan kaliteli strateji oyunlarını oynadıysanız ve yılın son zamanlarında iyi bir strateji oyunu arıyorsanız, Universe at War gerekli ihtiyacı karşılayacaktır.
videosunu izlemek için tıklayınız
HEPSİ VE DAHA FAZLASI KLAVYESENDE.COM DA Oyun,Full,Download,İndir Oyun Konsolları Oyun Sohbet,İnceleme,Hile,Tam Çözüm KlavyeSende.Com Artık Klavye Sende |
| • 0 Yorumlar • Yorum Yaz • Baglantı |
2008-01-31 - SimCity Societies (PC) |

Kaynak: www.merlininkazani.comTürü:Strateji
Yapımcı:Tilted Mill
Yayıncı:EA Games
Çoklu oyuncu:Yok
Yıllar ilerledikçe, farklı yerlerde geçen ve çok değişik özeliklere sahip, şehir kurma oyunları geliştirildi. Ancak, onların her zaman bir yol göstericisi vardı ve ondan aldıkları ilham ile hareket ettiler. SimCity ismindeki bu üstat, yıllarca şehir simülasyonu konusunda ön ayak oldu ve Amiga zamanlarından beri varlığını korudu. SimCity 2000 ve 3000 ile birlikte kendisini PC'lere iyice kabul ettirdi. Hatta bitmek tükenmek bilmeyen The Sims serisinin çıkış noktası da, SimCity'den geçiyor. Bir başka deyişle, kendiyle alakalı başka yapımların ilerlemesinde de büyük rolü oldu. SimCity 4'ten sonra birkaç senelik bir sessizliğe büründü, ancak konsollarda da eski oyunları boy göstermeye başladı. Sene 2007 ve biz yepyeni bir SimCity için heyecanlanıyoruz, üstelik kendini birçok yönden yenileyerek karşımızda olacak.
Şehre dönüş
Öncelikli olarak belirtmemiz gereken şey, SimCity Societies, serinin yapımcısı olan Maxis tarafından değil, bu sefer Tilted Mill Entertainment tarafından geliştiriliyor. Firmayı, Caesar 4 ve Children of the Nile gibi yapımlardan da hatırlayabiliyoruz, Kendileri de şehir kurma ve geliştirme konusunda uzman sayılırlar ve nitekim Electronic Arts, SimCity Societies için görevi onlara verdi. Klasik SimCity oynanışı, bu sefer daha farklı öğelerle süsleniyor ve bize yepyeni bir atmosfer getiriyor.
Bilindiği gibi, SimCity'lerde Residental, Commercial ve Industrial bina alanları belirlerdik ve insanlar gelip buralara yerleştikçe, işlerini kurdukça buraları da dolmaya başlardı. SimCity Societies ile birlikte bu durum daha değişik bir hale sokuluyor. Öncelikle en başta kurmak istediğimiz şehrin temasını belirlememiz gerekli ve buna uygun binaları serpiştirmek durumundayız. Eğer eğitim üzerine yoğunlaşan bir şehir kurmak istiyorsak, bu yöndeki binaların sayısını arttırmamız gerekecek. Ancak daha sakin ve taşra hayatına önem veren bir oluşumdan yanaysak, o zaman daha çok çiftlik binalarına ve manastırlara ağırlık vermemiz doğru olacaktır.
300'den fazla binanın yer alacağı yapımda; Home, Workplace ve Venue olmak üzere üç çeşit bina bulunacak. Home'ları yaptığımızda insanlar buralarda yaşamaya başlayacaklar. Workplace'ler içerisinde seçimleri uyguladığımızda, insanlar buralarda çalışacaklar. Venue'ler ise daha çok sosyal ve kültürel alanları teşkil edecekler. Biz, bu seçenekler içerisinden binalarımızı etrafa yayacağız. Birçok kilitli bina da olacak ve biz oyunda ilerledikçe açılacaklar.
SimCity Societies'de enerji kavramı olacak. Bu enerji; şehir içerisinde bilinç, eşitlik, zenginlik, endüstri ve yaratıcılık gibi kavramların doğru işlemesiyle birlikte meydana çıkacak. Tüm bu saydığımız özellikleri ortaya çıkaran, kendilerine has binalar bulunacaklar ve bu binalar içerisinde oluşturulan faaliyetler oyuna doğrudan etki edecekler. Yaratıcılık üzerine oluşturulan binalar, zamanla şehir içerisine de yansıyacak ve görüntüsüne etkide bulunacaklar. Tabii, aynısı diğer özellikleri yansıtan binalar için de geçerli olacak. İçkili çalışma yerlerinin sayısını ayarlayamadığımız zamanlarda, insanlar buralarda çok vakit geçirmeye başlayacaklar ve bir süre sonra alkol yüzünden suç oranlarında artış gözlemlenebilecek. Enerjiler arasındaki dengeleri iyi tutturmak ve uygun sayıda binaları yerleştirmek gerekli olacak.
Bunları yaparken, şehirlilerimiz ile yakından ilgilenmemiz gerekecek. Şehrin içerisine dalıp, onların ihtiyaçlarını öğrenmeli ve şehrimizi buna uygun bir hale sokmamız gerekli. Aslında, oynanışta değişiklikler olmasıyla birlikte, şehir yönetimi biraz daha ayrıntılı hale de geliyor. İnsanlarımıza yeterli miktarda iş imkânı ve sosyal faaliyet sağlayamazsak, ileride bizi çok ağır sonuçlar bekliyor olabilir.
Büyük usta
Temiz bir renk paletinin seçileceği SimCity Societies'de, kamera açıları ve görüntü üzerinde de önemli çalışmalar yapılıyor. Kamera açıları, Caesar 4 ve Children of the Nile'ı anımsatacak ve şehrin içerisine kadar girip etrafı ayrıntılı biçimde kolaçan edebileceğiz. Bunun dışında zoom out yaptığımız zaman da şehrimizin tepeden panoramik bir görüntüsünü elde edebileceğiz. Bu senenin 4. çeyreğinde hazır olması beklenen SimCity Societies, seriye ilginç değişiklikler getirecek ve bize bambaşka bir SimCity deneyimi sunacakmış gibi gözüküyor. Eski dost yeni imajıyla bizlere göz kırpacak.
HEPSİ VE DAHA FAZLASI KLAVYESENDE.COM DA Oyun,Full,Download,İndir Oyun Konsolları Oyun Sohbet,İnceleme,Hile,Tam Çözüm KlavyeSende.Com Artık Klavye Sende |
| • 0 Yorumlar • Yorum Yaz • Baglantı |
2008-01-31 - Paradise (PC) |

türü Macera
yapımcı White Birds
yayıncı Ubisoft
çoklu oyuncu Yok
Önemli not: Oyunda gerçekten çok hata ve sorun var. Bu açıdan, muhakkak sürekli, sık kaydedin. Merak etmeyin, kayıt dosyaları ufacık. Ayrıca kısıtlama yok. Bir bölümde takıldınız, çözümde okuduğunuz şey gerçekleşmiyor mu? Bir ya da birkaç kayıt öncesine gidin, aynı yerleri tekrar oynayın. Büyük ihtimalle sorun çözülecektir.
Ben tam çözümü hazırlarken, Ubisoft oyuna güncelleme yayınlanacağını bildiriyordu. Muhtemelen siz okurken de çıkmış olur. Tavsiyem öncelikle onu kurmanızdır. Güncelleme yapmadan önce de yedek almayı unutmayın veya en rahatı olarak önce güncelleyin, sonra oynayın.
Bir video ile başlıyoruz oyuna. Kral kızını bekliyor görevini devretmek için. O sırada havalimanını ele geçiren asilerden pikeyle kaçan bir uçak görüyoruz. Sonunda vurulup düşüyor ve kontrol bize geçiyor.
Bölüm 1:
İran, Arabistan, Hindistan tarzı döşeli bir odada ayılıyoruz. Ne olduğumuz, kim olduğumuz konusunda hiç fikrimiz yok. Ekranın alt tarafına doğru ilerleyin, masanın üzerindeki zarfa bakın. İmleç değişecek. Mektubu okuyun. Madargane hastanesinde bulunduğunuzu, bir ekibin gelip kaza yapan uçaktaki kadını buraya getirdiği anlatılıyor. Psikolojik tedavinin ardından hatun bulunduğumuz yere getirilmiş ve özelliği olarak da göğsünde bir yara izi belirtilmiş. Camdan bakın ve Aicha ile tanışın. Bizim eşyalarımızın karıştırıcısı olur kendisi. Bize faydası, bulduğu ve karıştırdığı çantanın sahibinin Ann Smith olduğunu söylemesi.
Şimdi çantanıza bakın (farenizin sağ tuşu), büyüteci seçin, defterinizi inceleyin. Gerçekten çok farklı yaratıklarla karşılaşmak olası. Çantanızdan çıkın ve tekrar bir üst ekrana geçip kapıyı açın. Geldiğiniz odada tam karşınızda duran dolaba bakın. Alt rafta ortadaki yağ ile hemen onun sağında bulacağınız çakmağı alın. İlk odaya dönün, yanınızdaki boyun bağını (eşarp) Aicha'ya verip tüm seçeneklerle konuşun. Sonunda size hareme giriş anahtarını verecek. Dışarı çıkın ve hemen üstünüzde göreceğiniz kapıya ilerleyin. Hemen sağınızda bir lamba göreceksiniz. Önce yağı kullanın, ardından da çakmakla ışığı yakın. Aicha'nın verdiği anahtarla kapıyı açıp ilerleyin.
Yolu takip edin. Köşeyi döndükten sonra sağa devam edin, merdivenlerden inin. Havuz başına geldiğinizde, Madame Souafi ile karşılaşacaksınız. Bütün şıklarla konuşun. Hemen her konuda bilgisi olduğunu göreceksiniz. Şimdi onun arkasından başlayarak, ufak ufak tüm odaları gezin. Tam arkasına geçtiğinizde, bir şahin kafası büstü göreceksiniz. Sağında kolunu indirebildiğiniz ama çalışmayan bir aletin olduğu oda var. Solunda ise kocaman bir makine bulacaksınız. Makinenin tam ağzında bir bez parçası var. Onu alın. Buradan çıkıp tam sola giderseniz, ufak bir tel kulübe gibi yapıya geleceksiniz. İçinde birkaç tane bayan resmi var, o kadar. Tekrar sola gidin (şu anki ekrandan çıkmadan) ve imlecin değiştiğini görün. Baktığınız zaman, iki tane çuvalın asılı durduğunu göreceksiniz. Buradan çıkıp sola devam ederseniz, bir dev gibi kuş kafesi ile karşılaşacaksınız. Şimdi, havuzun oraya geri dönün. Geldiğiniz yönün tam tersine doğru, havuzun arkasına ilerleyin. En arkadaki kapıdan çıkın. Fıskiyeli bir odaya geleceksiniz. Soldaki aralıktan geçin ve bahçeye çıkın. Hemen sağdaki bankın altından sopayı alın. Şimdi sola doğru devam edip bahçıvanımız Mustapha ile konuşun. Verdiği bilgilerden sonra, sola devam edin ve ekranın sonuna geldiğinizde de yukarıya doğru ilerleyin. Yerde bir su birikintisi olan ekrana geldiğinizde, bir kere daha ilerleyip bir sopa daha bulun. Sopayı bulduğunuz ekranda, yukarı gitmeden önce sağa devam edin ve kafese gelin. İçerideki leopara bakarken Aicha gelecek ve vahşi hayvandan sakınmanız gerektiğini bağıracak. Şimdi yukarı devam edin ve prensin favorisi ile konuşun. Muhabbetiniz bittikten sonra tekrar yukarıya (sola doğru) devam edin ve küçük binaya girin. İçeride soldaki masada bir tarif kitabı var. Onu inceleyin ve sağdaki masadaki alete yaklaşın. Altın rengi şişeyi alın ve hemen arkasındaki masadaki aleti de inceleyin. Şimdi giriş merdiveninin tam arkasındaki yere çıkın ve teleskopa benzer aleti kullanın. Bir ağaçta asılı meyveyi görün ve buradan çıkın. Tekrar prensin favorisine gidin ve tüm şıklarla konuşun. Konuşma bitince, kalkıp kafesin olduğu yere gidecek. Ardından havuza geri dönün ve merdivenlerin orada Aicha ile konuşun. Ona prensin favorisi olma isteğinizden ve ancak öyle buradan çıkabileceğiniz düşüncesinden bahsedince işine geri dönecek. Bahçeye geri dönün ve tam tepeden gördüğünüz ekranda sağdaki aralığa girin. Üçüncü kez bir sopa alacaksınız. Bu sopaların üçünü de birbiriyle kullanın. Sonra tekrar en sona, bahçıvanın olduğu ekrana gidin ve yukarı ilerleyin. Bu uzun sopayı ağaçla kullanın. İki parça meyve düşürecek, onları alın. Şimdi tekrar Aicha'ya dönün ve tüm şıklarla konuşun. Prens ile ilgili konuşmaya başlayınca, favorinin hep aynı siyah elbiseyi giydiğini ve onu alarak büyük adım atacağımızı fark ediyoruz ama bir sorun var ki bu giysi prensin favorisinin odasında ve bir sandıkta duruyor. Hem odası, hem de sandık kilitli. Kilitlerin şifresini de favori bayan ve Souafi biliyor sadece.
HEPSİ VE DAHA FAZLASI KLAVYESENDE.COM DA Oyun,Full,Download,İndir Oyun Konsolları Oyun Sohbet,İnceleme,Hile,Tam Çözüm KlavyeSende.Com Artık Klavye Sende |
| • 0 Yorumlar • Yorum Yaz • Baglantı |
|
Benim hakkımda
En yeni ve Sevdiğiniz Oyunlar Burada
Arkadaşlarım
|